İlk Umre Heyecanı ..

İlk Umre Heyecanı –
RUVEYDA AYDIN

Bütün ilahiyat fakültesi koridorları bu cümleyle yankılanıyordu.Umre Ziyareti düzenlecek !
Öğrencilerin ağzında, hocaların tavsiyelerinde bu cümleyi duyuyorduk, Tabi ilk duyduğumda kalbim bir başka çarptı heyecanlandım acaba bize de nasip olur mu diye düşündüm ama insanı oraya götüren o Kutlu çağrıymış, Elhamdülillah bizde çağrılmışız.Olaylar çok hızlı gelişti, birkaç hafta içinde her şey hazırdı, haftalar, günler, saatler tutuldu o mübarek gün sonunda geldi, güzel bir uğurlama ile uğurlandık.
Bu sefer el sallayan Efendimiz(sav)’e selam söyleyen biz değildik,biz Selam götüren olmuştuk.
Yollar bitmiyordu bir türlü, zaman geçmek bilmiyordu.
Denizli’den İstanbul’a oradan da Cidde’ye geçtik bütün geceyi Cidde havaalanında geçirdik tam 6 saat bekledik,sıkılmıştık ve saatlerin hemen geçmesini istiyorduk zira üzüntümüz Kabe’yi daha az görmekti.
Orası sabır işiymiş ilk ayak bastığımız andan itibaren öğrendik bunu, Sabahın ilk saatlerinde çıktık Havaalanından artık Mekke’ye gidiyoruz, sıkıntıdan, yorgunluktan, uykusuzluktan, açlıktan eser yok artık, hemen umremizi yapmak istiyoruz heyecanla.
Belki yürüyerek belki koşarak Belki uçarak, Mübarek Mescidi Haramın kapısına vardık başımız önde girdik Mescidi harama.Ayaklarımıza bakarak ilerledik aklımızda da İlk yapacağımız dua!
Tamam dediler ki geldik kaldırın başınızı… Ya Rabbi!! Yarabbi bu nedir bu nasıl İhtişamdır,
Bu nasıl azamettir, Bu nasıl büyüklüktür Allahu ekber!
Ayak tutmuyor, dil konuşmuyor, akıl işlemiyor sadece bakıyoruz kilitlendik birkaç dakika sonra
Duam geldi aklıma, belki de birkaç saniye sonra bilmiyorum o halde nekadar kaldığımızı bilmiyorum
Hacerül Esved’e selam verdik, başladık ilk tavafa Bismillahi Allahu Ekber!
Sadece Beytullah’a baka baka tavafımızı yaptık, yine Beytullah’a baka baka kıldığımız ilk namaz,
Tavaf namazı.. ardından sanki yanan yürekleri bir nebze serinletmek için buz gibi zemzem suyu..
oradan koştur koştur Sefa tepesine gittik niyetlendik başladık Sefa ile Merve Arasında,
Hacer annemiz misali koşmaya ama bizde onun telaşı korkusu beklentisi yoktu bizde kavuşmanın mutluluğu heyecanı ve sevinci vardı yine nasıl geçti bilmeden anlamadan say-ımızı tamamladık artık ihramlar çıkıp otelimize gitme vaktiydi.
Umrenizi tamamlamıştık artık Otele geldik ama aklımız yine orada, tekrar gitmek istiyoruz orada insanın uykusu da mı bereketli olur, yorgunluk ve uykusuzluk nasıl bir iki saatlik uyku alıp götürebilir,
nasıl insan bu kadar zinde ve canlı olur..
Nasıl anlatılır, nasıl ifade edilir bilmiyorum, Hadi gördüğünün fotoğrafını çektin anlattın,
Peki ya kokuları onları nasıl anlatacağız Mekke’de Kabe’nin kokusu, Hira daki kayaların kokusu,
Uhud daki şehitlerin kokusu, Medine de Ravza’nın kokusu ve hepsinin birbirinden farklı olması..
Bu kokular nasıl anlatılır? Mekke’de böyle rüyada 4 gün geçirdik ayrılık vakti geldi
Mekke’deki son taVafımızı yaptık.
Veda demiyorum.çünkü tekrar geleceğimiz için (Allah’ın izniyle) vedalaşmadik.
Ve şimdi sıra Hicret yolundan Mubarek gül diyarına gitmekti.

Ellerimde Güller ,Güller ki kokuğunu aldığım güller ,
Kokunu alıpta yandığım güller,yanıpta için için ağladığım güller…

Salavatlarla geçirdiğimiz Medine yolu bitmişti artık, Efendimiz(sav) yanına gitme vakti gelmişti.
Mescide girdik Yaklaştıkça Yeşil Kubbe Görünüyordu. Kokusuyla karşıladı Bizi Efendimiz(sav).
Nasıl Sakin bir şehir, nasıl huzur kokan bir şehir, şehrin huzuru insanlara sirayet etmiş sanki Resulullah(sav) orada yatıyor diye O rahatsız olmasın diye bir gürültü bir hareketlilik yok.
Her selam verenin selamını aldığı için bizde acziyetimizle Selamladık Efendimizi,
Siddîkını ve Hattabını..umarım selamlarımızı almışşındır YaRasulllah ve bizimle bereber kim selam gönderdiyse teker teker verdik selamları Efendimize,
Anlattık derdimizi, tanıtmaya çalıştık kendimizi, yarın zor zamandan bir nişanemiz olsun diye .. Efendimizin(sav) ayak bastığı, savaş yaptığı, dişinin kırıldığı, kıble değiştirdiği yerleri adım adım gezdik her mekanda O’nu aradık..Arayan için, bakmasını iyi bilen için O her zaman bizimleydi.
ve Her güzel şey gibi buda bitti. Biz,tekrar çağrilacagimiz günü oradayken beklemeye başladık.
Ve hala bekliyoruz.
Rabbim o duyguları yaşamayı oraları görmeyi herkese nasip etsin inşallah tüm Ümmeti Muhammede… Selametle

Yazan ; Rüveyda Aydın

Bunu Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mehmet Ali Özcan - 2017 - Siyer Kürsüsü - Hz Muhammedin Hayatı Siyeri Nebi Sünnet Hadis, Kuran ve Fıkıh konularında bilgi
Grafik Tasarım
Galem Fikir Sanat