Hayal Deryasına Yelken Açmışım !…

Hayal Deryasına Yelken Açmışım…
Merhum Mehmet Akif’in şu dizeleri gecenin soğuk esintisiyle titretti beni.

Haberdar olmamışsın kendi zatından da hala sen,
‘Muhakkar bir vücüdum !’ dersin ey insan, fakat bilsen.
Senin Mahiyyetin hatta meleklerden de ulvidir;
Avalim sende pinhandır, cihanlar sende matvidir.

Temel bir kaide olarak söylenebilirki, insanın doğru davranıp doğru işler yapması, onun doğru kararlar vermesiyle mümkün olur.
Evet inandıklarımda sıhhat ve selamet, düşüncemde istikamet ve samimiyet varsa, tavırlarım ve davranışlarım da müstakim bir çizgide ortaya çıkar.
Bu sebeble, iman, islam ve insanlığa hizmet yolunda tek bir damla gayrete dahi muhtaç olduğumuz böyle bir dönemde, Kendimi hayal deryasına bırakan ben, ilk planda dünyalığımı garanti altına almalıyım diyerek, dünyalık zevklerimin tatmini için dünyalıklardan aldığım geçici, geçersiz garanti belgesinin altında ezilen, sahibini ve sorumluluklarını unutan, günden güne topraktan yapılmış heveslerime gömüldüğümü fark edemeyen, dünyadaki mekanım kadar ahiretteki mekanımı hiç aklına getirmeyen, sabah ve teheccüd diye bir vakit olduğunu arasıra hatırlayan,
öbür aleme dair sorumluluklarımı bile bile dünyalıklarımın ardına atan,
Ümmeti Muhammedi elalem diye tanımlayan neden onlara dua edeyim ki diyen bir zihniyete sahip olan, yapacağı dünyalık zevk ve gider ödemelerinin arasında,
ödenmesi gereken 5 vakit farzını ödemediğini fark edemeyen,
dünyalık heveslerine gösterdiği ilgi ve alakasını,
mana alemine ve insanlığa gereksiz gören, şükür ve tefekkür boyutundan uzak,
kendini iman ve islama hizmet yolunda miskinliğe ve tembelliğe, atalet ve uyuşukluğa salan ben, temelde itikat ve düşünce sahasında yaşadığım bir kıvam problemi olduğunu fark edince birden bire ürperdim.

Ne olursak olalım, her bir insan, Şeytanın içine düşüp, helake sürüklendiği bencillik, kibir, haset, kıskançlık ( şimdi bahsettiklerin bende yok deyip kendini aldatma ) gibi esasında kıl kadar önemi olmayan ancak tuttuğu yer itibariyle ciddi handikaplara netice veren korkulacak tehlikelerle karşı karşıyadır.
Bir bakarsınız kendini bu şekilde tarif eden veya gösteren, gönlü engin vicdanı geniş, dünyalara sığmayan, takvanın zirvesinde, bütün insanları kucaklayıp cennete götürme arzu ve isteği içinde bulunan bir insan, bir yerde kıl kadar önemi olmayan bir konuya takılıp kalıverir.
İnsan zihnine gelen bir hayal veya tasavvuru alıp geliştirdiği, az-biraz kurgulayıp nemalandırdığı zaman hiç farkına varmadan öyle sahillere açılırki artık onun dönüşü neredeyse imkansız hale gelir.İşte bu yüzden kendimi böyle bir darlığa, hayal ve isyan deryasına yelken açmak gibi muhtemel tehlikeler karşısında ömür boyu sürekli tetikte kalmam gerektiğini tekrar hissettim.

Çünkü hakiki manada Allah’a ve Rasülüne iman etmiş, din ve diyanet adına inanılması gerekli olan esaslara gereği şekilde inanan, iman eden bir insanın yüreğinde Allah’ın emirlerini, Rasülü’nün sünnetlerini gönüllere duyurma hususunda, karşı konulmaz bir istek ve heves duygusu olur.O zaman yapmamız gereken yapabildiğimiz kadar değil, bizi esir alan dünyalıklara ulaşma hırsımız kadar hırslanıp, sonu Allah ve Rasülüne ulaşmayan sohbet veya dedikoduları bir yana bırakıp oturup kalkıp Allah’ın emirleri ve Rasülü’nün sünnetleri deyip bir araya gelip bu konular üzerine müzakereler yapmalı, bunları zorda olsa hayatımıza geçirmeli
ve sürekli bir derinlik ve enginlik peşinde koşmalıyız.Zira insan iman ve marifette derinleşince “Allahım Sen varsın, ama bu insanlar senin emirlerini hafife alıyor, ben Senin hala nasıl vefalı bir kulun olduğunu iddia ediyorum ki
ben hala bu konuda lakayıt ve yapılacak hiç bir şey yokmuş gibi davranıyorum.

Allahım! bu kulluğumdan nasıl razı olacaksan o şekilde bu kulluğu yapacak irade ve kuvvet verki, küçük ve basit şeylere takılıp kalmamayım.
Eğer herşeye rağmen gözde çapak oluşmuş veya onun üzerinde de bir kıl varsa onlarıda hemen temizleme yoluna gitmeli, herşeye rağmen kendimizi hayal deryasından çıkarmalıyız.
Şuursuzluk denilen hastalıktan az da olsa kurtulmaya ve bir olmaya çalıştığımız bu günlerde, küçük büyük, maddi-manevi her zorlukta “La Havle ” çekip yeniden Cenabı Hakka doğru, doğru yolda yürümesini bilmeliyiz.Rabbim hepimize hepinize bu kulluk yolcululuğunda yardım etsin.
Allah ve Rasülü’nün isminin anıldığı yerlerde olmak duasıyla.Amin, Vesselam…

Bunu Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mehmet Ali Özcan - 2017 - Siyer Kürsüsü - Hz Muhammedin Hayatı Siyeri Nebi Sünnet Hadis, Kuran ve Fıkıh konularında bilgi
Grafik Tasarım
Galem Fikir Sanat